24 Nisan 2010 Cumartesi

23 Nisan, neşe doluyor insan :))





Yavrularım (1 ve 2 nolu yegenler:) ile birlikteydim 2 gündür. Yaramazlık yapıyorlar, kavga ediyorlar sonra sarılışıyorlar, bir bakmışşın Ege ağlamaya başlamış sebepsiz, bir bakmışşın rap yapıyor, öyle güzeller ki.. Napıyım ben bu çocukları bilmiyorum:)


Efe'min okulu olan Sarıyer Doğa Kolej'e gittik 23 Nisan sabahı. Bandodaydı, en önde o kıyafetle görünce gözlerim doldu, dalga geçmesinler diye ablamlara çaktırmadım ama onun askerliğini veya mezuniyetini düşündüm:)) ayyy allahım gittikçe anneme daha çok benzer oldum ben :P Bando merasiminden sonra da dedesinden aldığı hakim cüppesiyle bir gösteri yaptılar Atatürk'ü ve sözlerini konu alan.. kimi beyaz önlük giymiş doktor olmuş, kimi çiftçi, kimi asker kostümü giymiş.. Onda da alkışlamaktan ellerim acıdı, tüm çocukları.. Tam bir 23 Nisan yaşadık kısacası, saygı duruşunda bulunduk ve İstiklal Marşı'nı okuduk bağıra bağıra.


Can'ımın ilk gösterisini düşündüm.. Ne zaman, nasıl olacak acaba diye?! O da Efe Abisi gibi bandoda olacak mıydı ya da heyecanlanmadan ezberlediği replikleri sıralıyacak mıydı sahnede?!.. Ege Bey'e gelince o da abisini görünce sahneye bagirdi 'Abimmmm' diye :))) önümüzde oturan teyzelerin de sırtına dokunarak 'O benim abimm' dedi gururlanarak :D cok güldüm..

Ege de Star Wars'a takmıs durumda 'Dart Veder oldum ben Duuuba Deyzemm' diyor bana :) gülüyorum.. elektirik yolluyor, ışın kılıcını savuruyor:) Kısacası hem çok güldüm, hem de yoruldum. ama onlarla 2 gün gecirmek cok iyi geldi hem bana hem Can'a.. Cünkü daha şimdiden onu çok seven 2 kuzeni var. Aaaa Aras bebeği unutmayalım, 3 kuzeni var benim oğlumun :))



Yavrumun babası da Yunanistan'da. Hatta bir iki saat önce Selanik'te Atatürk'ün evini gezmiş..


İşte bizden haberler şimdilik bu kadar. Ben biraz uzanıp kitap okuyacağım..


Haftaya Cuma (30 Nisan) doktor randevumuz var. Çok az kaldı oğluşumu görmeye:)

21 Nisan 2010 Çarşamba

Oğluşumun fotosu :)




Biraz gec oldu ama, ogluşumu, Can'ımı tanıştırayım size.. 30 Nisan'daki doktor randevumuza kadar bekleyemedim ve elimdeki son fotoları koymak istedim.. umarım 10 gün sonra hem iyi oldugunu, büyüdügünü ögrenelim hem de yeni fotoları olsun.. her an bakıp huzur bulduğum...

15 Nisan 2010 Perşembe

Şeker Yüklemesi





Bu işi de hallettik:) O şekerli şeyi içip aç kalma fikri korkutuyordu beni, ama korktuğum gibi olmadı neyse ki.


İçine limon da sıktıkları için limonata gibi geldi hatta.. serin serin içtim, ama sonra biraz uyku ve halsizlik oldu tabi. İlk saat biraz zor geçti ama sonraki saat nasıl geçti anlamadım bile.. E-Lab gibi temiz bir yerde, güler yüzlü, düzgün insanlar tarafından bu süreci geçirmek benim için büyük şans tabi..




Ordaki işim biter bitmez güzel bir kahvaltı yapmak için Saray'a gittim. Kahvaltı tabağı ve yumurta yedim, açık bir çay içtim yanında. Kahvaltı tabağı dediysem, iştahımın çok açık olduğunu bilen çok sevgili arkadaşlarım, korkmayın tabağı yemedim :P Hava çok güzel olduğu için dışarda oturdum. Kahvaltıya bayılıyorummmmm :) İnşallah oğluşumuz da babası ve benim gibi yemek yemekten keyif alsın ve birlikte güzel uzzuuunn yemekler yiyelim kahvaltılar edelim...


Sonra City's'e gittim. Can Can'a bir kaç bir şey aldım:) Rıfat'a söylediğimde az almışsın dedi, evet bir iki eksiğini daha alabilirdim haklısın dedim. Meğer şaka yapıyormuş :P Üstelik aldıklarımın fotoğraf albümü hediyesi vardı. Minik hediyeler beni çok sevindiriyor, yani yanlış anlaşılmasın büyükler de sevindiriyor tabii ;)


Bu güzel havada yavruşum için keyifli keyifli alışveriş yapmaya devam etmeyi ne kadar istesem de işe döndüm, tabi bu iş sayesinde o keyifli alışverişleri yapabildiğim düşünülürse yazmayı bırakıp işime dönsem ve kovulmasam iyi olur :D

.....

veeee şu an itibariyle test sonuçları geldi, benim anladığım kadarıyla da sonuç negatif, yani değerlerim birim referans aralığının en alt seviyesinde :)) haberler güzel gibi geldi bana ama tabi bakalım, son sözü doktorumuz söyleyecek..

14 Nisan 2010 Çarşamba

Maşallah...





Bu gün sizi tatlı mı tatlı, yakışıklı mı yakışıklı bir mavişle tanıştırmak istiyorum:) Geçen gün de bahsettiğim Bursa'da yaşayan arkadaşlarımızın bebişleri Semih'le...


Allahım o ne tatlı bir surat, ne güzel çekik lacivert gözler... Her şeyden önce şimdiden ne akıllı, uslu bir kuzucuk.. Defalarca maşallah demiş olsam da yine diyorum ve ona koccamannn bir nazar boncuğu gönderiyorum.. Gerçi onun gözleri yeter ama olsun.


Can'ın kendi yaşıtı bir arkadaşı olacak, ne güzell:))
Onu kollarımda tutmakta zorlanmış olmam beni biraz ürküttü açıkçası, üstelik 3 tane yeğenden sonra.. Acaba fazla mı dik tutuyordum, yoksa fazla mı yatırmıştım diye düşünmekten 10 saniyede kan ter içinde kaldım :) sonra da hemmennn babasına verdim. Bakalım bizim Can Can'da işler nasıl olacak?! :)) Rıfat'sa 40 yıldır bebek bakıyormuş gibi rahat tuttu.. Gerçi o hep öyledir; becerikli insan. Ne sinir :) ya da ne büyük şans benim için :))))
İşten çıkmama son 10 dakika..eee hep Can Bey mi diyecek, şimdi de ben diyorum işte, Yupppiiii:D


12 Nisan 2010 Pazartesi

Haftasonu gezmelerimizden kısa kısa...



Cumartesi aksamı bu yılın ilk erigini yedim :)
Aşermek değil bu ama şimdiden bu yıl kilolarca erik yiyeceğimi biliyorum... Erik, karpuz ve çilek... Ne kadar şanslıyım ki Necmi baba'ların Tuzla'daki bahçesinde erik ağacı var :)))) Cumartesi gündüz Rıfat motoruyla ben ve oğluşum da arabayla Tuzla'ya gittik. Orda da bir bahar temizliği ve Can Can'a hazırlık var.. Odası boyanmış. Evet odası olacak Tuzla'da da.. Yavruşa bir yatak bile aldılar babanesiyle büyük babası geçen hafta... Canım yavrum ne şanslı herkes onu sabırsızlık ve heyecanla bekliyor..
Aksam arkadaşlarımıza davetliydik, keyifli bir gece geçirdik.. bol kahkahalı:) Cumartesi gecesi 3:00 gibi yattık ve Pazar sabahı erkenden kalkıp Bursa yollarına düştük. Rıfat'ın üniversiteden arkadaşı, dünyalar tatlısı eşi ile muhteşemmmm bebişlerini (maşallahhh) ziyaret ettik ve tabi ki iskender yedik, söylemesi ayıptır :) yaa yok böyle bir şey, kendimi kaybettim.. hatta 2 porsiyona yakın yedikten sonra bile hala aklımda paket yaptırsak mı acaba soruları uçabiliyordu. Resim olarak iskender değil de erik koymayı bir motivasyon sayarım kendime :)
O kadar iştahım açık ki.. Taze ekmeğe nutella sürüp sürüp yemek isterdim ama perşembe günü şeker ölçümüm var... Belki ondan sonra 1 dilim yerim annemlerde, eve almak istemiyorum çünkü.
neyse, ben kendi tükürüğümde boğulmadan önce bu yazıya ve daha önemlisi bu düşüncelere bir son vermeliyim :P

8 Nisan 2010 Perşembe

Babacım da beni hissetti bugün:)


Dün annemle babamın 3. evlilik yıl dönümleriydi. Hep birlikte güzel bir yemek yedik. O kadar çok yedim ki akşam kıpırdayamadım bile, ama sabah çok güzel bir şey oldu; babişkom ilk defa benim hareketimi hissetti:)

Sabahları annem saatin alarmıyla uyanmaktansa benim onu uyandırmamı çok seviyor. Ben de bunu bildiğim için hareketlerime sabah erkenden başlıyorum.. İlerde annemi de babamı da öperek uyandırmayı planlıyorum, eminim çok hoşlarına gidecek:) Şimdilik sesimi duyamadıkları için böyle yapmaya devam edeceğim sanırım.
İşte böyle zaman hızla geçiyor, bahar geldi bile, gerçi hava serin hatta soğuk ama Nisan ayında olduğumuza göre, havalar kısa süre sonra güzelleşecek demektir.


5 Nisan 2010 Pazartesi

Büyüyorum (ruz) :)



Annem ve babamla buluşmamız çok keyifli geçti, bol bol güldüler doktor amcamla... Beni gördüklerine çok sevindiler ama ben onları gördüğüm için daha çok sevindim.. 24. haftamı bitirirken boyum 28 cm, kilom da 598 gr olmuş.. her seyin yolunda olduğunu öğrenen annem sonunda rahatladı. Tek şikayeti olan ve sağ bacağına vuran bel-kalça ağrısı onu biraz zorluyormuş, üzüldüm.. Doktor amcam anneme yüzmesi gerektiğini söyledi, ben de yuppiiii diye bağırdım ama bilmiyorum duydular mı beni.. daha büyük bir havuzda yüzüceğim için çok mutluyummm:))) Ananemin annem rahat uyusun diye yaptığı kocccaman bir yastık var, o biraz rahatlatmış, ama yüzmek de çok iyi gelirmis.. Babamla her gece yatarken o yastığa bakıp gülüyorlar, çoook büyük diye herhalde..
Onun dışında annem çok sevdiği ve biraz arayı açtıklarını düşündüğü bir çocukluk arkadaşıyla buluştu cmt günü, çok sevdiğim portakal suyundan içti. Doktor amcam ona biraz kızdığı için artık yediklerine içtiklerine daha çok dikkat edecekmiş..
Pazar günü de Aras abim, Hale teyzem ve Onur amcam'ların arabasıyla kahvaltıya şehir dışında güzel bir yere gittik.. Babam da motoruyla, 15- 20 tane motorcu arkadasıyla birlikte, gitti oraya. Aslında ben de onun arkasında olmak isterdim, ama annem asla izin vermezdi herhalde. Güzel bir gün oldu. Keske Efe ve Ege abilerim de olsalardı.. ama malesef Ege abim biraz hastalanmıştı, o yüzden onlara söyleyemedik gelin diye.. şimdi daha iyiymiş, sevindim..
Fotoğrafımı bu akşam koyucakmış annem blogumuza.. sonunda resmen ünlü olacağım :P

2 Nisan 2010 Cuma

Kilolar geldiği gibi giderler..mi acaba?



Yarın doktorumdan, kilo konusunda önde gittiğime dair bir şeyler duymaktan deli gibi korkuyorum, ama dün cikolatalı şekerpareleri evet 'leri' yerken pek de korkuyor gibi gözükmüyordum sanırım..

Hayatımda çıktığım maksimum kiloyu 2 kilo geçtim.. Fazla ayrıntı vermeye gerek yok.. Daha önce yüklüce bir kilo verme deneyimim olduğundan kelli bunu da veririm diyorum, ama yine de kolay olmayacak biliyorum. Hiçbir zaman kolay olmaz. Göbişimin büyümesinden hiç şikayetçi değilim, eğilmekte, bacak bacak üstüne atmakta zorlanmaya başlasam da hayatım boyunca bluzlarımın içine yastık veya bir kaç kıyafet tıkıştırıp hamileyken nasıl gözükeceğimi hayal ederdim. Kimileri bu görüntüyü hiç sevmese de ben oldum olası özenmişimdir, ama göbegimle birlikte büyüyen kalçalarım, kalınlaşan bacaklarım ve kollarım hayalimdeki görüntü bu değildi sanki dedittiriyor bana..

Bir iki hafta sonra şeker testimiz olacak.. umarım ilkinde testi geçeriz de 2. sini yaptırmak zorunda kalmayız. Zor olduğunu duydum çok arkadaşımdan. Aç karna o şekerli şeyi içip 1 saat beklemek düşüncesi bile kötü hissettiriyor, ama her şey gibi bunu da atlatacağız.

Hamileliğimi öğrendiğim günden beri takip ettiğim ve hafta başlarında bültenlerini 4 gözle beklediğim sevgili sitem babycenter'a göre, Can'ım mango kadar olmuş. Sesleri duyma konusunda artık daha iyiymiş, ama ince sesleri daha iyi ayırt edebiliyormuş.

Mucizesin sen, başka bir şey değil.. Doğumunu zorlaştırmayacak maksimum kiloya çıksam da üzülmem:)

1 Nisan 2010 Perşembe

Cumartesi günü Doktor amcama gidiyorum:))





...acaba annem icin de zaman benim için olduğu gibi hızlı mı geçiyor? Biliyorum hep söylüyor beni görmek için sabırsızlandığını ama kalabileceğim kadar kalmamı da istiyor, ben bu büyükleri anlayamıyorum.. Ben neler yapıyoruuummm; yuvarlanıyorum, yüzüyorum, kaslarımı güçlendirmek için havaya minik yumruklarımı, tekmelerimi sallıyorum (insallah annemin canını acıtmıyorumdur), nefes egzersizleri yapıyorum ciğerlerim için, uyuyor ve büyüyorum. annem de benimle konuşuyor hep, neler yaptığını anlatıyor. Ninni diye bir şey varmış, onu söyleyince hemen uyuyorum ben.. annemin sesi çok güzel :) (tuba:heheh:) 2 gün sonra annemle, babam beni görecekleri için heyecanlıyım.. onlara en sevimli halimle pozlar vereceğim.. Ben gayet iyiyim, ama bunu doktordan duyana kadar annem her zamanki gibi rahat etmeyecek.. ahh ahhh kadınlar işte..