2 Ağustos 2012 Perşembe

Origami

Bugün Can kus ve Handan'la origami aktivitesine gittik. İyi cüceler adında Caddebostan'da sevimli kücük bir kitap- oyun evi. Süpriz olarak Tane de babası Alp'le geldi. Birlikte kediler köpekler agac ev ve kayıktan olusan bir pano yaptik demek isterdim ama Can kitap okumak ve oradaki oyuncak geyikle daha cok ilgilendigi icin ben yaptim desem daha dogru olur:) İse gitmeyip oglumla güzel bir günü gecirmek gibisi yok.. Hmmm bir de pizza ziyafeti cektik Andan'la.. Eee daha ne olsun ki.. Fotolar cok yakında efenim..
Can oldu,tamam diyor beni benden aliyor.. Kitabı okuyup bitti dedikten sonra da bi daa diyor. Vındım(lütfen) da derse kim okumaz ki bir kez daha :)) ve sonra bir kez daha bir kez daha ::D

26 Haziran 2012 Salı

Oburixim...

AfaCan'im benim:) en sevdigi yemegi yerken ne kadar mutlu.. Aksam Hale Teyzesinin yaptigi sutlaci da migdeye indirdi ohhhh misss....

14 Haziran 2012 Perşembe

Yabadaba duuuuu::))))

Cankus 1 ay sonra 2 (yaziyla iki!) yasina giriyor.. Koskoca 2 yil hayatimiza bir suru farkli renk katti.. Birlikte güldük, agladik, yemekler yedik, gezdik farkli ülkeler yerler gorduk, uyuduk, gecenin bir yarisi uyandik.. Bir cok ilk yasadik ve yasiyoruz.. Alistigimiz seyler de oldu hala alismaya calistiklarimiz da ve her gun yeni yeni tanistigimiz huylar da... Kimi zaman duygusal bir sarki mirildanirken gozleri dolabilen uslu melegim, kimi zaman elindeki oyuncagiyla kafa goz yaran bambamim.. sarkilar mirildanan bir serceden gicirdayan sesler cikaran bir kargaya her renk var paletinde.. Hepsi kabulüm yeter ki sonunda gozlerinin ici hep boyle gulsun..

28 Mayıs 2012 Pazartesi

Ben geldim anacımmmm:)))

Eveeeeet, nerde kalmıştık?!? :)

En son 1 yıl önce yazmış annem buraya, ama bu sırada bos durmamış, adıma açtığı canbozacioglu@gmail.com adresine mailler yazmış, ilerde ben büyüyünce okuyayım diye.

Ama burdan da hayatımda neler olup bittiğini kısa kısa notlarla ve fotoğraflarla anlatmaya devam etmeye karar vermiş..

Biliyorum uzun zaman oldu benden haber almayalı, ben bu zaman içerisinde kocaman bir adam oldum çıktım:)

Yaşımda yürümeye başladım. (Bir ara 1. yaşgünümden fotoları da paylaşırım merak edenlerle..) 2 yaşıma 1,5 aydan az kaldığı şu günlerde de konuşma işi üzerine yoğunlaşmış durumdayım... Olacak biliyorum, aslında konuşulan her şeyi anlıyorum da onlara cevap veremiyorum, sıkıntı orda.. ama bir şekil anlaşıyoruz.
Adıgı ya kaplumbağa diyor bu büyükler, bildiğin bıgı'ya da kiraz.. işte bu durum biraz zorluyor beni, hepsine tuhaf tuhaf isimler vermişler, benim de öyle söylememi bekliyorlar, deli bu büyükler yaaa:))) Neyse, idare edicez artık napalım.. (Mami=Mavi, Agak=Ayak, Adadıınn=Yasasın, Ben de, kalk, aç, at, ....)

Anlatacak çok şey var elbette ama ben bugünümden başlayım anlatmaya, ara ara flash back yapıp hem kendi hafızamı tazeler hem de size geçen bir yılımı anlatmaya çalışırım...

Annemin işe başladığını biliyorsunuzdur herhalde, 2011 Mayıs sonunda (yani buraya yazmayı bıraktıgı zaman:( ..) O'nu çok özlüyorum ve O'nun da beni özlediğini biliyorum ama, aslında günümü çok keyifli geçiriyorum. Sadece sabah ayrılırken ağlıyorum, sonra geçiyor.. 2 aydır benimle birlikte olan bir ablam var, ismi Handan, ben ona kısaca Andan diyorum, beni çok seviyor, ben de Onu:) Birlikte resimler yapıyoruz, yapışkanlı kağıtlardan evler kesip süslüyoruz, hayvan figürleri yapıp onları pipetlere yapıştırıyoruz... KEsme biçme işleri Andan'dan, yapıştırma ve hatta sonrasında sıkılıp onları sökme işleri benden. Bazen de kullandığımız minik uğurböceği gibi şeylerin tadına bakmakla sorumlu kişi de yine benim. (Gördüğünüz gibi aslında Andan benim yardımcım, bütün ağır iş bende ;))
Bugün harika bir Adıgı yaptık mesela kağıttan, bir de ip taktık..
İŞte günlük hayat böyle kahvaltı - aktivite - uyku -öglen yemegi - aktivite - ara öğün - aksam yemegi - annem ve babamla oynayıp yatma (21:30'da) seklinde geçiiip gidiyor.. Gün içinde beni hiç yalnz birakmayan babannem - dedem ya da annannem - dedemle günüm daha da güzelleşiyor ...

Anlatacak çok şey var, ama en önemlisi ben güzel güzel büyüyorum. Hatta babamın motorcu arkadaşlarıyla İspanya'ya gittiği şu günlerde evin erkeği benim ve anneme ben bakıyorum.. Onu geceleri koruyabilmek için sık sık uyanıyorum ve asayiş berkemal mi diye bir bakıyorum...

Bugüne kadar ufak ufak hastalıklarım oldu, ama annemleri en çok endişelendiren sonradan adının 6. hastalık olduğunu öğrendikleri ateşli hastalığım oldu. 42'ye çıkan ateş annemi çok ama çok endişelendirdi. Neyse, 3 gün sonrasında hiçbir şeyim kalmamıştı. Bu aralar da biraz öksürüyorum, annem bir doktora götürecekmiş beni.. Üfff.. Geçer işte ne gerek var gitmeye anlamıyorum...

Bu arada ilk traşımı oldum, saçlarım artık kısaaa:)) 6 Mayıs 2012 tarihinde güzel bir Pazar sabahında kestirdik saçlarımı ilk kez ... O güne ait bir foto da bulup koyarım yine buraya ama şimdi çok uykum geldi, yatmalıyım...

Beni özleyen herkese kocaman bir merhaba...

......

2 Mayıs 2011 Pazartesi

milestones:)





Benim biricik yavrum öyle büyüdü ki, artık ben bile her an yanında olduğum halde O'nun gün içindeki değişimini bile farkeder hale geldim. Bir iki gün görmeyince babannesi anneannesi cok büyüdügünü söylüyorlar zaten ama bunu artik ben bile görebiliyorum.


Geçtiğimiz cumartesi (30 Nisan 2011), Can tam 9 ay 17 günlükken, doktor kontrolümüz vardı. Kilosu 9830 kg, boyu 73,5 cm ve baş çevresi de 47 cm olarak ölçüldü. %50 ve %75 lik dilimler arasında. Tatlı olarak yediği tek şey olan sabah pekmez ve meyveye biraz ara vereceğiz. Onun dışında yumurta sarısı max haftada 2 kez, balık yine maksimum 2 kez ve dip balığı olmayacak. yine bol sebze, et, baklagil..




Tam 6 tane dişi var 4 üstte ve 2 de altta :))) ve yenileri de geliyor gibi gözüküyor.




Hala sabah ikindi ve gece olmak üzere anne sütü alıyor. Sabah kahvaltısını, öglen ve aksam da yemeğini yiyor.




Yüzüstü yatarken totosunu devirip oturabiliyor, emeklemiyor ama istedigi bir seye sürünerek ya da bir oturup- bir yatarak bir şekilde ulaşabiliyor. Sürekli yürümek istiyor, kendi başına minik yiyecekleri alıp ağzına götürüp bir güzel de yutuyor :)




Mama yerken mama diyor babasına baba diyor. Odasında tavandaki aydınlatması uçan balona binen adam nerde dedigimde direk ona bakıyor :)) Disarda bile sordugumda basini kaldirip yukarı bakiyor :))




Herkesin sevgilisi benim biricik kuzum.




Hmmm bu arada 5 Nisan da Can a bakacak olan Teyzesi başladı. Hemen alıştılar birbirlerine. Ben de daha iyiyim. Her ne kadar hala zor gelse de artık evden çıkıp rahatça gidebiliyorum biryerlere, aklım evde kalmadan.




Bugün itibariyle 20 gün sonra iş başı yapıyorum. Neredeyse 1 yıl olacak işten ayrılmam, bakalım nasıl olacak?!




Kuzumun da doğumgünü yaklaşıyor. Nı nı nı nııııııııııııııııııın:)) İnşallah oğlumun ilk yaşını tüm aile sağlık ve mutlulukla kutlarız. Ne zaman doğdu, ne zaman büyüdü Allah'ım bu çocuk ....


NOT: Bu arada 8. ayında bloglar kapatılmış olduğu için kilo boy bilgilerini yazamamıştım. Şimdi onları da ekleyelim buraya. Can'ım, 8 ay 8 günlükken, 21.03.2011 tarihli kontroldeki ölçümlerin şöyle kilo 9450 kg, boy 71,5 cm, baş çevresi 46 cm.

27 Şubat 2011 Pazar

Mavi gözle ilgili hikayesi olmayan var mııı?



Allahaşkına bir kişinin de şu mavi göz (renkli göz) ile ilgili hikayesi olmasın. Herkes, işte benim bir tanıdığımın da gözleri maviydi, 1 yaşından sonra değişti, benim kaynımın oğlunun da yeşildi değişir daha değişşiiirr demeyecek olan var mı acaba? Hayır değişsin o değil mesele, herkesin böyle bir hikayesinin olması komik. Geçen aylarda cama izolasyona gelen adam bile abla benim kızımın yeşildi, döneer bu kahveye demesi benim için en unutulmaz olanıdır. Sanane dönerse döner. Neyse, bir de bu göz rengiyle ilgili olarak şunu sormaktan bıkmıyor insalanlar, e sen renkli gözlü değilsin, baba renkli değil, kime çekti o zaman bu çocuğun gözleri, kibarca sizi doğuran kişiye çekti diyorum. (bknz; ebe) Neyse, galiba benim sinirlerim biraz bozuk.. Sinir olacak şey aradım ve buldum:) ohh rahatladım:P

15 Şubat 2011 Salı

7. ayın getirdikleri & götürdükleri



7. ay 14 günlük olduğun Şubat ayının 27'si bugün. Sen içerde koccaman yatakta (bizim yatağımızda) mışıl mışıl uyuyorsun. Canım yavrum artık sana iyi bakamıyor muyuz acaba diye düşünmeye başladım dün aksam babanla banyonu yaptırdıktan sonra uykuya dogru gidiyorduk ki baban seni omzuna alırken başını lambaya vurdun, off benim canım öyle acıdı ki ben de babana kızdım, iste niye alıyorsun da keske sana vermeseydim, bu çocuğa kaçıncı zarar verişin gibi saçma sapan cümleler kurdum. Sanki baban istermiş gibi sana bir zarar gelmesini, O sadece sen yatağa güle oynaya git istemişti. Neyse kendime yeterince kızdım ve babandan da özür diledim zaten. Bugün de oyun halında oturarak oynarken arkaya doğru düştün, genelde arkana emzirme yastığını koyduğum için sorun olmazdı ama şimdi başın yere çarpınca küt diye ses geldi ve sen ağlamaya başladın:( offf ben bir şey yapmadım ama bu sefer de kendime kızdım keşke yastığını koysaydım arkana diye. ama onu da sürekli koymak istemiyorum, hareket edemiyorsun gibi geliyor, o yastığı bir prop haline getirmek istemiyorum belki de. Neyse, hemen unutturmaya çalıştım, çok uzun ağlamıyorsun zaten genelde ve mutlaka hep bir sebeple ağlıyorsun.
Onun dışında bu sabah yine ısırıldım. Eee hep biz mi seni düşürücez, başını çarpıcaz:P Sen de sabah seni beslemeye çalışan anneciğini hiç acımadan ısırdın memesinden! Yapılır mı oğlum bu yaa?! Ama dişlerin kaşınıyor diye bir şey de diyemiyorum sana. Çünkü çok bir huzursuzluk veya ateş vs yaşaadık henüz. Bilmiyorum dişlerin hangisi olduğuna göre değişir mi bu yaşananlar. Alt ön iki diş belki de en kolayıdır bilemiyorum, daha köpek dişi var azılar var.. var da var..

7. ay kontrolü icin gittiğimiz Hülya (Sonugür) Hn.'dan ve bize tavsiyelerinden gayet memnun ayrıldık. Annem ve ablama bazı fikirlerini kabul ettirmek imkansız olsa da, biz söylediği her şeyi %100 olmasa da mantığımız çerçevesinde uygulamaya başladık bile.
Yemeklerle aran iyi gibi şimdilik , bakalım annen ve babana çektiysen zaten sorun yok :) Kahvaltıda ıhlamur, keçi peyniri, roka, meyve ve 1 dilim organik saf halk ekmek yiyorsun. Öğlen ve akşam sebze çorbası, her zaman çorba kıvamında olmuyor bazen sebze yemeği demek daha doğru olabilir. Patates, havuç, bulgur, çeşit çeşit sebze koyup hazırlıyorum, biraz zeytinyağı koyuyorum tabağına aldıktan sonra. Şimdi 3-4 seferdir kuzu eti ve bakliyat (mercimek, nohut) da girdi menümüze...
Anne sütünü ise istediğin her an veriyorum. O konuda saate veya listelere bağlı kalamam. O senin sütün, suyun, sakinleşmek, bazen yalnız kalmak için ihtiyaç duyduğun bir şey, annenin kokusuyla huzur bulduğunu düşünerek benim de huzur bulduğum, dinlendiğim zamanlar üstelik. (ahh bir de şu ısırıklar olmasa :)
İlaç kullanmıyorsun artık.(Zaditeni vermiyorum, hatta demir ve d vit de vermiyoruz. Onun yerine bol sebze ve et/ bakliyat)
Kilon 7. ay kontrolünde 9,200 kg, boyun 70,5 cm ve baş çevren de 45,5 cm olarak ölçüldü. (%75 lik dilimdeymişsin) Sağlıklı ol, hasta olma da istersen ortalamada ol. Fazlasında gözüm yok. Ağzını açmadığın anda yemek yedirmeyi kesiyorum oğlum sen merak etme. Zorla yemek, Tv karşısnda yemek (ki tv yi 7,5 aydır 2 dk bile görmediğin düsünülürse 'o ne?' de diyebilirsin), çatal elde Caaaaaaaaaaaaan diye bağırarark yedirmeye çalışmalar olmayacak inşallah bizim hayatımızda. Yeteri kadar ye, sağlıklı şeylerden ye; ama az ama çok ye farketmez...
Mart ayı da geldi oğluş. Bahara şurda ne kaldı.. Güneşli günleri, seni kat kat kıyafetler altına saklamadığımız günleri iple çekiyorum:))) Tombulumtos bacaklarını hemencik ısırabileceğiz böylece.. Bir de babanın sürekli çıkarıp benim giydirdiğim çoraplar da olmayacak.. Evet eveet:) bahar hatta yaz çabuk gelll!!
PS:Bunu da her söylediğimde işe dönecek olduğumu hatırlayıp gelmese mi yoksa diye düşünmeden de edemiyorum...